+The Newyork Times Flashcards Preview

++English > +The Newyork Times > Flashcards

Flashcards in +The Newyork Times Deck (677):
1

Caucus

Parti toplantısı

2

Humbling

Aşağılayıcı, mahcup edici

3

Setback

Başarısızlık, yenilgi, aksama

4

Standout

Üstünlüğünden dolayı göze çarpan

5

Degenerative

Bozulma eğilimi olan

6

Falloff

Düşüş

7

Stingy

Eli sıkı, cimri, paragöz

8

Infant

0-12 ay arası bebek

9

Takeaway

İşe yarar bilgi

Here are some of the top takeaways from the data behind last night's results.

10

Captive

Esir, tutsak
Baskı altında, kısıtlanmış

11

Capitalize

Cikar saglamak, faydalanmak

Barnie Sanders looks to capitalize on his upset victory over Hillary Clinton as thry debate at 9 pm

12

Wreckage

Enkaz

13

Swerve

Yoldan çıkmak, saptırmak
Ödün vermek, caymak

14

Mainstay

Dayanak noktası
Geçim kaynağı

15

Unnerved

Cesareti kırılmış

16

Smitten

Etkilenmiş, vurgun, rahatsız

17

Pageant

Geçit töreni, gösteri alayı

18

Whirlwind

Kasırga, hortum
Hızlı kimse

19

Sobbing

Hıçkırarak ağlama

20

Compulsive

Zorlayıcı, dürtü etkisiyle yapılan

21

Out of the blue

Beklenmedik bir anda, durup dururken

22

Creepy

Tüyler ürpertici
Sürünen, emekleyen

23

Startling

Ürkütücü, çok şaşırtıcı, sarsıcı

24

Backbone

Omurga, belkemiği
Karakter gücü, metanet, maneviyat

25

Splash

Sıçramak, sıçratmak
Yüzüne su çarpmak

26

Tamp down

Bastırıp sıkıştırmak
Yatıştırmak

27

Roar

Kükremek, gürlemek

28

Ambush

Pusuya düşürmek
Pusuya yatmak, pusuda beklemek

29

Despicable

Aşağılık, değersiz, hakir, küçümsenen

30

Vicious

Kötü niyetli,ahlakı bozuk

31

Count me in

Ben de varım
Beni de say

32

Subtle

Hemen göze çarpmayan, güç algılanan

33

Hostage

Rehine

34

Standoff

Uzaklaştırma, ayrılık, soğukluk

35

Seared

Kurumuş, kurutulmuş

36

Laureate

Ödül kazanmış

37

Redemption

Kefaret, kurtarılma, telafi etme

38

Overrule

Feshetmek, kabul etmemek
Geçersiz kılmak

39

Watchdog organization

Gözetleme örgütü

40

Ascendance

Üstünlük
Egemenlik

41

Class action lawsuit

Toplu dava

42

Dire

Uğursuz, korkunç, vahim

43

Scented

Kokulu, esanslı

44

Peppermint

Naneli, nane şekeri

45

Deportation

Sürgüne gönderme
Sınır dışı etme

46

Affirmative action

Onaylayıcı eylem
Pozitif ayrımcılık

47

Mire

Çamura saplanmak, batak

48

Hide one's displeasure
Put a good (bold) face on

Bozuntuya vermemek

49

Crunch numbers

Zor hesaplar yapmak

50

Cognizant

İdrak yeteneği olan, bilincinde olan

51

Excursion

Gezinti, kısa yolculuk

52

Look down

Hor görmek, tepeden bakmak, küçümsemek

53

Secretive

Kapalı kutu, gizemli, ketum

54

Retain a lawyer

Avukat tutmak

55

Retained

Alıkoyulmuş, tutulan

56

Demote

Rütbesini indirmek
Aşağı dereceye indirmek

57

Overturn the ban

Yasağı kaldırmak

58

Inquiry

Sorgu
Tahkikat

59

Deputies

Milletvekilleri

60

Custody

Gözaltı
Hapsetmek
Nezaret

61

Be acquitted

Beraat etmek, aklanmak

62

Runoff

Yüzeysel akış

Seçimde son etap

63

Cliffhanger

Heyecanlı yarış, büyük çekişme

64

Far-right

Aşırı uç siyasi görüşleri savunan insan veya grup

65

Arms embargo

Silah ambargosu

66

Vigil

Gece nöbet tutma
Uyanık olma

67

Drizzle

Çiselemek
Serpiştirmek

68

Luscious

Çok lezzetli
Nefis
Çekici

69

It is beyond my power
I can't help it/myself

Elimde değil

70

Around the clock

Gün boyunca

71

Relentless

Acımasız, insafsız

72

At large

Kanundan kaçan, kaçak
Bütün ayrıntılarıyla, ayrıntılı olarak

73

Step down

Emekliye ayrılmak
Düşmek, düşürmek

74

Allegation

İddia, suçlama, itham

75

Breakdown

Hesap dökümü
Alt kırılım
Dağılım

76

Bloated

Şişirilmiş, övünen, kabarmış

77

Sanctioning

Onay ile desteklenen

78

Call on

Diye hitap etmek, seslenmek
Uğramak, ziyaret etmek

79

Embark on

-e girişmek
Brnimsemek
Başlamak

80

Prevalence

Yaygınlık
Hüküm sürme
Egemen olma

81

Whistle blower

İspiyoncu

82

Cosplay

Kostümlü oyun

83

Appeal court

Temyiz mahkemesi

84

Bone spurs

Kemik çıkıntıları

85

Deferment

Tehir, tecil, ertelenme

86

Slain

Katletmek, maktül

87

Defame

Karalamak, iftira atmak, adını lekelemek, itibarsızlaştırmak

88

Unfettered

Çekinmesiz, pervasız, kontrolsüz

89

Denounce

İhbar etmek, (antlaşmanın) kaldırılacağını duyurmak, kötü yönlerini açığa vurmak, ifşa etmek

90

Fugitive

Kaçak, firari

91

Bizarre

Garip, acayip, tuhaf

92

Coronation

Taç giyme töreni

93

Beat up

Hırpalamak, hücum etmek
Külüstür, perişan hale gelmiş

94

Seamy

Ahlaksız, aşağılık

95

Disseminate

(Haber vb) yaymak

96

Vintage

Klasik

97

Captivating

Büyüleyici

98

Utterly

Tamamen, bütünüyle

99

Villain

Kabadayı, kötü adam

100

Apologist

Savunucu, savunan kimse

101

Unseat

Yerinden etmek, koltuğundan etmek, görevden almak

102

Offender

Fail, kabahatli, suçlu

103

Demotion

Alt seviyeye indirme
Bir çalışanı daha alt bir pozisyona indirme

104

Tremors

Sarsıntılar

105

Vengeance

İntikam, öç alma

106

Preliminary

Ön hazırlık, başlangıç
Yeterlik sınavı

107

Segregation

Fark gözetme, ayrım

108

Enduring

Dayanıklı
Devamlı, kalıcı

109

Well-off

Zengin, hali vakti yerinde, varlıklı

110

Affluent

Hali vakti yerinde, varlıklı, refah içinde

111

Benchmark

Karşılaştırmalı değerlendirme
Ölçüt, kıstas

112

Drastic

Şiddetli, etkili, esaslı, kesin

113

Drastic changes

Köklü değişiklikler

114

Make the cut

Kabul edilmek
Barajı aşmak, elemeleri geçmek
(Bir şey için) yeteri kadar iyi olmak

115

Disputed

Kavgalı, ihtilaflı

116

Give a leg up

Yardım etmek, desteklemek

117

Crossover

Geçiş yeri, aşma, atlama

118

Overqualified

Gereğinden fazla nitelikli

119

Relinquish control over

-deki kontrolünü bırakmak

120

Invasion of privacy

Mahremiyetin ihlali

121

Tampering with evidence

Delilleri karartma

122

Relinquish

El çekmek, bırakmak
Feragat etmek

123

Impeach

İtham etmek, şüphelenmek, suçlamak

124

Dispatch

Sevk etmek, göndermek
Halletmek, silip süpürmek

125

Splash

(Su) Sıçratmak
Yüzüne su çarpmak

126

Heresy

Sapkınlık, sapıklık
Aykırı düşünce

127

Astray

Yanlış yola sapmış
Kötü yola düşmüş
baştan çıkmış

128

Undermine

Kuyusunu kazmak, alttan oymak
Zarar vermek (yavaş ve sinsice)

129

Denigration

Kötüleme, iftiraya uğrama

130

Exacerbate

Öfkelendirmek, artırmak (kötü durumdaki bir şeyi), yangına körükle gitmek

131

Outreach

Aşmak, geçmek, daha ileri gitmek
Sosyal yardım

132

Outreach program

Sosyal yardım programı

133

Lavish

Hesapsızca harcamak
Müsrif, savurgan

134

Contentious

Çekişmeli
Tartışma konusu olan

135

Menace

Tehdit
Gözdağı vermek, tehdit etmek

136

Deplore

Acı duymak, teessüf etmek, yasa boğulmak

137

Maternity

Annelik, gebelik, doğum

138

Gripping

Merak uyandıran, sürükleyici

139

Stagnation

Durağanlık, hareketsizlik

140

Get over it

Aş bunları artık
Salla bunları

141

Intimacy

Yakın arkadaşlık, samimilik

142

Intimidating

Göz korkutucu, saydırıcı

143

Delve into

Didiklemek, araştırmak

144

Atrocity

Gaddarlık, mezalim, acımasızlık

145

Tampering with jury

Jüriye fesat sokma

146

Intimidation

Gözdağı verme, sindirme, gözünü korkutma

147

Persecution

Zulüm
Zulmetme, eziyet, işkence, canını yakma

148

Literally

Abartmasız, kelimenin tam manasıyla

149

Spat

Ağız kavgası etmek, atışmak
Münakaşa

150

Veil

Peçe ile örtmek, peçe
Peçe takmak, maskelemek, gizlemek

151

Solicited

Rica edilen, istenen

152

Pneumonia

Zatürre

153

Deplorable

Acınacak halde, içler acısı

154

Paradigmatic

Modelsel, örneklemeli

155

Defiant

Cüretkar, meydan okuyan
Küstahça

156

Rescind

Feshetmek, yürürlükten kaldırmak, iptal etmek

157

Strident

Keskin, sert (ifade)
Ciyak ciyak, gıcırdayan

158

Gleaming

Parıltılı, pırıl pırıl

159

Forfeit

Ceza olarak kaybetmek
Yoksun kalmak
Bedel

160

Trove

Kolleksiyon
Sahipsiz define, hazine

161

Classified defence information

Gizlilik dereceli savunma bilgileri

162

Vigilance

Uyanıklık, tetikte olma

163

Complaint

Şikayet
Yakınma, ağlayıp sızlanma
Suçlama

164

Setback

Yenilgi, aksama, terslik
Başarısızlık

165

Aftermath

Akıbet, sonuç

166

Slash

Azarlamak, ağır eleştirmek

167

Espionage

Casusluk
İhbar etme
İspiyonculuk

168

Hoarder

İstifçi, stokçu
Biriktirip saklayan kimse

169

Wiretapping

Telefon dinlemesi, telekulak

170

Indictment

İtham, suçlama

171

Sweep up after someone

Birinin ardından temizlik yapmak

172

Airborne

Uçuşan, havayla gelen

173

Breaching

Gedik açma

174

Churn

Karıştırmak, çalkalamak, köpürtmek
Çalkantılı olmak

175

Plead with someone for something

Sıkboğaz etmek
(Bir şey için) birisine yalvarmak

176

Batten down the hatches

Zor bir duruma hazırlanmak
Zor bir dönem için bir takım önlemler almak

177

Pummel

Yumruklamak, vurmak, dövmek

178

Timber

Kerestelik ağaç
Kereste ile destekle ek

179

Marvel

Şaşmak, hayret etmek
Şaşılacak şey

180

Straggler

Gruptan ayrılan kimse, geride kalan, avare

181

Scrapped

Iskartaya çıkartılmış

182

Soar

Yüksekten uçmak, hızla yükselmek
Süzülmek, artmak, fırlamak (fiyatlar vb)

183

Cut off

Kesmek, koparmak, yok etmek
İrtibatını kesmek, görüşmemek

184

Usurp

Gasp etmek, el koymak, zorla almak

185

Interim

Geçici şey, fasıla

186

Expeditiously

Süratle, hızlı bir şekilde

187

Inadvertently

Yanlışlıkla, dikkatsizlik sonucu
Farkında olmayarak

188

Subsistence

Asgari geçim
Yaşamını sürdürme, geçim parası

189

Deliberation

Düşünüp taşınma, kafa yorma
Tedbirli olma, temkin

190

Override

Eskisini geçersiz kılmaz, hükümsüz kılmak
Baskın gelmek, üstün gelmek

191

Seamlessly

Pürüzsüzce, sorunsuz bir şekilde

192

Manslaughter

Kazara adam öldürme

193

Pull the plug on something

Bir şeye son vermek

194

In its own right/In his way

Kendi çapında

195

Remorse

Pişmanlık, vicdan azabı

196

Duress

Zorlama, tehdit, şantaj

197

Stumble upon

Rastlamak, tesadüfen bulmak

198

Spooky

Tuhaf (kimse), acayip
Kolay ürkütülen, ürkek

199

Malevolent

Art niyetli, kötü kalpli

200

Backlash

Geri tepmek, beklenmedik kötü sonuç, ters tepme

201

Defy

Kafa tutmak, baş kaldırmak
Meydan okumak

202

Glittering

Parıldama, göz alıcı, ışıltılı

203

Fine print

Ayrıntılı bilgiler, dipnotlar

204

Arbitration

Hakem kararı, tahkim yargılaması
Uzlaştırma

205

Intuitively

Sezgiyle, sezgisel olarak, öngörüyle

206

Unveil a scandal

Skandalı/rezaleti açığa çıkarmak

207

Sparring

Tartışma

208

Bestow a privilage

Birini kayırmak, iltimas geçmek, brine ayrıcalık tanımak

209

Bestow

Hediye etmek, bahşetmek
Hak tanımak, sunmak

210

Invigorate

Kuvvetlendirmek, canlılık kazandırmak, hayat bulmak

211

Resilient

Güçlükleri yenme yeteneği olan, kendini çabuk toparlayan, metanetli

212

Amnesty

Genel af

213

Lenient

Hoşgörülü, merhametli, müsamahakar

214

Divulge

Açıklamak, deşifre etmek, ifşa etmek

215

Scrutiny

Dikkatle inceleme, ince eleyip sık dokuma, tetkik

216

Retort

Sert yanıt vermek, cevabı yapıştırmak

217

Fiduciary

Güvene dayalı
Mutemet

218

Ill-fated

Şanssız, uğursuz, bahtı kara

219

Wreckage

Kazadan geri kalan parçalar, enkaz

220

Substantial

Varlıklı, azımsanmayacak (sayı/miktar)
Önemli, değerli

221

Precedent

Teamül, örnek oluşturan durum, emsal

222

Concurrence

Uygun görme, söz birliği
Rastlantı, eş zamanlama

223

Uphold

Savunmak (bir hakkı, prensibi)
Tarafını tutmak, sürdürmek

224

Recuse

Davadan çekilmek

225

Probate

Vasiyetnamenin onaylanması

226

Defiance

Başkaldırma, karşı koyma, karşı çıkma
Meydan okuma, muhalefet

227

Reams of

Bir sürü

228

Demise

Feragat etmek
Vasiyetle devretmek, intikal

229

Spew

Püskürmek, fışkırmak
İstifra etmek

230

Dearth of something

Kıtlık

231

Fluffy

Yumuşacık, pofuduk

232

Bump into each other

(Yolda/ratlantı eseri) Birbirine rastlamak/karşılaşmak

233

Whiz

Vızıldamak, vızıltı
Çok hızlı geçmek, vınlamak
Çok yetenekli kimse

234

Remnant

Kalıntı, geriye kalan şey

235

Somber

Ağırbaşlı
Hüzünlü, karamsar, kasvetli

236

Comet

Kuyruklu yıldız

237

Immediacy

Acillik
Yakınlık

238

Stranded

Yolda kalmış
Çıkmaza düşmüş

239

Haunting

Güç unutulan, akıldan çıkmayan
Rahatsız edici

240

Flimsy

Uydurma olduğu belli, uyduruk
Derme çatma, dayanıksız

241

Choked

Tıkanmış, boğulmuş

242

Get away with

Yapılan iş yanına kar kalmak, bedelini ödememek

243

Pageant

Kutlama töreni, gösteri alayı

244

Startled

Korkutulmuş, korkmuş

245

Demeaning

Alçatılmış, alçaltan

246

Sternly

Uygun olarak
Sert bir biçimde

247

Chastise

Azarlamak, eleştirmek, ağır biçimde suçlamak, yerden yere vurmak
Adam etmek,

248

Denunciation

İhbar, suçlama, itham

249

Rebuke someone for something

Birini bir şey için azarlamak

250

Anguished

Acı dolu, ıstıraplı, kederli

251

Disavow

Tanımamak, onaylamamak
İnkar etmek

252

Contrition

Tövbe, nedamet, samimi pişmanlık

253

Snippet

Ufak parça, kırpıntı

254

Disparage

Kötülemek
Küçük düşürmek, hor görmek

255

Compulsively

Dürtü etkisiyle, zorlayıcı olarak

256

Censure

Kınamak, sertçe eleştirmek

257

Outrage

Zedelemek (gurur), hakaret etmek
Kötü davranmak

258

Uproar

Curcuna, şamata, hengame

259

Set off

Tetiklemek, oluşturmak
Meydana getirmek, belirginleştirmek
Yola çıkmak

260

Lewd

İffetsiz, şehvet düşkünü
Müstehcen

261

Groping

El yordamı, elle taciz

262

Vulgar

Edebe aykırı, galiz, kaba

263

Brag out

Kibirlenmek, böbürlenmek
Gururlanmak, -den övgüyle bahsetmek

264

Brag

Böbürlenmek, övünmek
Palavra atmak, atıp tutmak

265

Profound effect

Büyük etki

266

Meddling

Karışma, müdahil, burnunu sokan

267

Covert

Gizli kapaklı, örtülü

268

Deter

Caydırmak, engellemek, yıldırmak

269

Assertion

Sav, iddia, öne sürme

270

Confrontation

Yüzleştirmek
Karşılıklı meydan okuma

271

Escalation

Artırma, yükseltme
Gerginlik, kızışma

272

Retaliation

Kısas, misilleme, intikam

273

Sanction

Yaptırım, müeyyide

274

Sentiment

Hassaslık, duyarlılık

275

Traitor

Vatan haini

276

Culmination

Zirve, en yüksek nokta

277

Abolition

İptal etme, yürürlükten kaldırma

278

Fraternity

Kardeşlik, cemiyet
Birlik ve beraberlik

279

Conciliatory

Gönül alıcı, uzlaştırıcı, yatıştırıcı

280

Rigged poll

Hileli seçim

281

Stance

Duruş, bakış açısı, tutum

282

Contortion

Eğilme, bükülme, kıvrılma

283

Shackled

Zincirlenmiş

284

Topple a regime

Bir rejimi devirmek

285

Grisly

Tüyler ürpertici, dehşet verici

286

Bely

Ters düşürmek, yanıltmak, çelişmek

287

Perpetually

Daima, sürekli olarak

288

Hindsight

Önemini sonradan anlama

289

Immersion

Tutulma, batırılma, (suya) daldırma

290

Brigadier general

Tuğgeneral

291

Snatch

Kapışmak
Fırsattan istifade etmek

292

Stave off

Defetmek, geçici olarak savmak
Bertarak etmek

293

Reeling

Makaraya sarma, baş döndürücü

294

Inherently

Tabiatı gereği, doğal olarak

295

Devised

İcat edilmiş, planlamış

296

Incarceration

Hapsetme, kapatma, sıkıştırma

297

Resilient

Güçlükleri yenme yeteneği olan, kendini çabuk toparlayan, metanetli

298

Flimsy

İnce kağıt
Uydurma olduğu belli, çürük

299

Coercive

Zora başvurma, mecburi, zorlayıcı

300

Agonizing

Acı veren, kahredici

301

Earsplitting

Kulakları sağır eden

302

Suffocating

Boğucu, bunaltıcı

303

İnterrogation

Sorguya çekme, sorgulama

304

Whimsical

Garip fikirleri olan
Kaprisli

305

Surpass

Aşmak, üstün gelmek, geride bırakmak

306

Soak up

İçine sekmek, emmek, soğurmak

307

Spruce up

Çeki düzen vermek
Şık gşyşnmek
Sıklaştırmak

308

Turnout

Katılımcı sayısı

309

Sermon

Vaaz, hutbe, nutuk

310

Revered

Saygıdeğer, saygı gösterilen

311

Fallout

Radyoaktif serpinti, döküntü, nükleer atık

312

Withering

Soldurma, kurutma

313

Nasty

Tiksindirici, terbiyesiz, müstehcen

314

Hint at

İma etmek, üstü kapalı söylemek

315

Gruelling

Çok yorucu, zahmetli, sıkıntılı

316

Ampersand

& işareti

317

Compel

Mecbur etmek, zorlamak

318

Suppository

Fitil

319

Dispute

Şüphe etmek
İtiraz etmek, tartışmak, reddetmek

320

Breakdown

Çökme, çalışma arızası
Analiz, tahlil
Sağlığın bozulması, çöküntü

321

Hose down

Hortumla sulamak/süpürmek

322

Defacation

Çöktürme, dışkılama

323

Pay stub

Maaş makbuzu, bordro

324

Demeanor

Tutum, hal, davranış biçimi

325

Admonish

Kulağını çekmek, uyarmak, azarlamak
Tembih etmek, öğüt vermek

326

Elicit

Gerçeği ortaya çıkarmak
Edinmek (bilgi), temin etmek

327

Coersive

Mücbir, zora başvurma, zorlayıcı

328

Waterboarding

Basınçlı su ile sorgulama (işkence)

329

Withhold

Alıkoymak, saklamak
Birine bir şeyi vermemek, kısıtlamak

330

Unwitting

Habersiz, ne yaptığının farkında olmayan, bilmeden yapılan

331

Debacle

Bozgun, ani çöküntü

332

Stark

Sert, şiddetli
İç açıcı olmayan

333

Obscure

Saklamak, gizlemek, örtbas etmek
Anlaşılmaz hale getirmek, belirsizleştirmek

334

Austerity measures

Tasarruf tedbirleri, kemer sıkma önlemleri

335

Slash

Kesmek, kesinti yapmak, çok indirmek (fiyatları, bütçeyi vs)

336

Shatter

Kırmak, paramparça etmek, zarar vermek

337

Swoop

Üstüne çullanmak, saldırmak
Ani saldırı

338

Looming

Gözde büyüme

339

Pledge

Vadetmek, taahhüt etmek
Kefalet vermek

340

Compromise

Uzlaşma, sulh, fikir birliği
Anlaşmaya varmak, ara bulmak, uzlaşmak
Tehlikeye/riske atmak

341

Scofflaw

Küçümseyerek yasaları ihlal eden

342

Ratify

Onaylamak, tasdik etmek

343

Hostile

Hasım, düşmanca

344

Concede

Kabullenmek, teslim etmek, ödün vermek

345

Lenient

Hoşgörülü, merhametli, müsamahakar

346

Counterpart

Mevkidaş, meslektaş
Akran, emsal

347

Contentious

Çekişmeli
Taştırmacı, mücadeleci
Tartışma konusu olan

348

Exultant

Sevinçli, mutlu, kabına sığmayan, sevinçten uçan

349

Disastrous

Feci, talihsiz, felaket getiren, korkunç

350

Sparkling

Parlama, pırıl pırıl
Parlak zekalı

351

Whining

Mızmızlanma, sızlanan

352

Assertion

Sav, iddia, öne sürme

353

Vanquish

Hakkından gelmek, yenilgiye uğratmak, mağlup etmek

354

Resonate

Yankılanmak, tınlamak
Rezonans üretmek

355

Sow

Sowed-sown/sowed

Yaymak, tohum (saçmak), dikmek

356

Sow discord

Anlaşmazlık yaratmak, mesele çıkarmak, ara bozmak

357

Heed

Önemsemek, önem vermek, kulak asmak

358

Heed my advice

Tavsiyeme kulak ver

359

Single out

Aralarından seçmek, ayrı tutmak

360

Culprit

Suçlu, fail, sanık

361

Horrendous

Aşırı, şiddetli, korkunç

362

Rebut

Aksini ispat etmek, çürütmek, tekzip etmek

363

Relish

Hoşuna gitmek, beğenmek, tadını çıkarmak

364

On the stump

Seçim turunda

365

Veracity

Gerçeklik, doğruluk

366

Subdue

Boyunduruk altına girmek, hizaya getirmek
Yatırştırmak, kontrolüne almak

367

Unprecedented

Eşi benzeri görülmemiş, emsalsiz

368

Flattery

Yağcılık, yaltaklık, pohpohlama

369

Cast off

İlişkisini kesmek, terk etmek, başından atmak

370

Restrain

Baskı altında tutmak, kısıtlamak, kontrol altına almak

371

Taunting

Alay etme

372

Tormentor

İşkence eden kimse

373

Slyly

Düzenbazca, sinsice

374

Inexplicably

Açıklanamayacak şekilde

375

Arsonist

Kundakçı

376

Deference

Saygıdan dolayı itaat, hürmet

377

Scorch

Hafifçe yakmak, ütülemek

378

Battered

Yıpranmış, hırpalanmış, ezilmiş

379

Ablaze

Alevli, ışıl ışıl, yanmakta olan

380

Smash

Paramparça etmek, kırıp dökmek

381

Potent

İnandırıcı, tesirli, nüfuzlu, etkili

382

Revolt

Başkaldırmak, ayaklanmak
İsyan

383

Scourge

Kırbaçlamak, zarar vermek
Musibet, bela

384

Imminent

Eli kulağında, yakında olmasından korkulan, an meselesi

385

Unheeded

İhmal edilmiş, göze çarpmamış, önemsenmeyen

386

Wiggle room

Esneklik (zaman vb), esneklik payı

387

Sweltering

Terleme
Bayıltıcı sıcak, boğucu sıcak

388

Harrowing

Rahatsız etme
Asap bozucu, yürek parçalayıcı

389

Sway

Sallanmak (bir yandan öbür yana)
Etki etmek, hüküm sürmek

390

Dangling

Asılıp sallanma

391

Hollow

Sahte, yalan, kof, içi boş

392

Retaliatory

Misilleme niteliğinde

393

Stumble

Tökezlemek, sendelemek
Hata yapmak

394

Intermittently

Fasıla ile, aralıklı olarak

395

Fend off

Uzaklaştırmak, savuşturmak

396

Sporadic

Ara sıra olan, tek tük

397

Round up

Toplamak, tamamlamak
Yuvarlamak (sayıyı/hesabı)
Toplamak (hayvanları/insanları), yakalamak (suçluları)

398

Mishap

Aksilik, talihsizlik

399

Deflect

Saptırmak
Yönünü değiştirmek, döndürmek

400

Fortification

Tahkimat, güçlendirme

401

Sneak into

Gizlice sokmak

402

Faltering

Kem küm, sendeleme, kararsız, bocalayan

403

Fester

İltihaplanmak, çürümek, küflenmek, mikrop kapmak
Kafasına takılmak, dert etmek

404

Squalid

Pis, murdar
Bakımsız, sefil
İğrenç (ahlaki açıdan)

405

Knapsack

Sırt çantası

406

Dismantling

Dağılma
Ayırma, sökme, parçalarına ayırma

407

Estranged

Ayrılmış (eş), ayrı yaşayan, yabancılaşmış

408

Jolt

Darbe, etki, şok, sarsıntı
Sarsmak

409

Jolt

Şaşırtmak, şoke etmek, sarsmak
Şaşkına çevirmek

410

Imperative

Mecburi, zorunlu

411

Oversight committee

Denetim kurulu

412

Illicit

Yasaya aykırı, yasadışı
Gayri meşru, yasak

413

Lead back to some place

Bir yerin dönüş yolu olmak

414

Deem

Sanmak, farzetmek, varsaymak
Kıyas etmek

415

Pertinent

İlgili, alakalı

416

Defendant

Sanık, davalı

417

Embolden

Gaza getirmek, cesaret vermek

418

Taser

Şok tabancası

419

Intimidation

Gözdağı verme, yıldırma, sindirme

420

Grazing

Hayvan otlatma
Otlak

421

Firearm

Ateşli silah

422

Deliberation

Tartışma, görüşme, etraflıca düşünme

423

Muddy the water

Suyu bulandırmak

424

Boast

Övünmek, böbürlenmek, iftihar etmek

425

Allude

Taş atmak, üstü kapalı söylemek, dokundurmak

426

Scuffle

Didişmek, boğuşmak

427

Ensue

(Sonuç olarak) ortaya çıkmak
Meydana gelmek, izlemek, sonradan gelmek

428

Plead guilty

Suçu kabul etmek

429

Fizzle

Fos çıkmak, kötü sonuçlanmak
Başarısızlık

430

Insurrection

İsyan, ayaklanma, başkaldırı

431

Tussle

Mücadele etmek, dövüşmek
Kabga, dövüş, itişme

432

Tussle with

İle boğuşmak/mücadele etmek

433

Fervor

Sıcaklık, hararet
Coşkunluk, heves, tutku

434

Frigid

Duygusuzluk, cana yakın olmayan, içten olmayan, resmi

435

Standoff

Uzaklaştırma, soğukluk

436

Outburst

Patlak verme, birdenbire meydana gelme, taşkınlık

437

Overreach

Ötesine geçmek, uzanmak, yetişip geçmek
Aldatmak, hile ile yenmek

438

Overreach oneself

Altından kalkamayacak kadar çok iş üstlenmek

439

Sanctuary

Sığınak, barınak
Tapınak, mabet
Koruma alanı

440

Sanctuary preservation area

Mutlak koruma alanı

441

Conspiracy

Komplo, gizli anlaşma
Kumpas, tezgah

442

Be acquitted

Beraat etmek, temize çıkmak

443

Takeover

Devralma, ele geçirme
Kontrolü ele almak

444

Sleight of hand

El çabukluğu, kurnazlıkla yapılan hile

445

Apoplectic

Felçli

446

Strapped for cash

Parası kalmamış, paraya sıkışmış

447

Staggering

Sendeleme
Sarsıcı, şaşırtıcı

448

Crippling

Sakatlama
Felç edici, sakatlayan

449

Flounder

Çırpınmak, bata çıka yürümek, debelenmek
Çabalamak

450

Confer

Müzakere yapmak, danışmak
Bahşetmek, sunmak, (onur/ödül) vermek
Konuşma yapmak

451

Confer a benefit

Avantaj sağlayacak şekilde davranmak

452

Trample

Ezmek, basmak, ayakla çiğnemek

453

Conjure

Hokkabazlık yapmak, büyülemek
Yolunu bulmak

454

Conjure up a mental picture of

Gözünün önüne gelmek

455

Dubious allegations

Kuşkulu iddialar

456

Dubious

Şüpheci, kesin olmayan, belirsiz

457

Deficit

Açık (bütçe, hesap vb.de)
Eksiklik, zarar

458

Prerogative

İmtiyaz, ayrıcalık
Kabiliyet, yetenek
Yetki, hak

459

Sever from

Ayırmak (bir şeyden)

460

Latency

Henüz ortaya çıkmamış olma, gecikme
Gizli kalma, etkisini henüz göstermeme

461

Arduous

Ağır, müşkül
Gayret isteyen, çaba gerektiren

462

Payroll account

Maaş hesabı

463

Limbo

Belirsizlik, araf
Hapishane, zindan

464

Sticking point

Görüşmelerde uzlaşmayı engelleyen çekişmeli konu

465

Take a beating

Yenilmek, bozguna uğramak
Fark yemek

466

Deadlock

Tamamen durmak, çıkmaza girmek
Çözümsüzlük

467

Revamp

Revizyondan geçirmek, yenilemek

468

Requisite

Zorunlu, mecburiyet

469

Detractor

Aleyhte konuşan kimse, küçük düşürücü kimse/şey

470

Detractively

Bozucu bir şekilde

471

Dwindling

Küçülme

472

Fervent

Ateşli, hararetli
Hebrsli, gayretli

473

Inaugural

Açılış töreni

474

Take measure

Önlem almak, tedbir almak

475

Hang over

Sürmek, devam etmek
Abanmak, üstüne gelmek

476

Unprecedented

Eşi benzeri görülmemiş, emsalsiz

477

Discretion

Sağduyu, hoşgörü, kibarlık

478

Wrinkle

Kırış(tır)mak, buruş(tur)mak, kırışıklık

479

Law enforcement

Hukuki yaptırım

480

Law enforcement agency

Emniyet teşkilatı

481

Cursory examination

Yüzeysel muayene, üstünkörü inceleme

482

Trove

Koleksiyon, hazine

483

Impervious

Su geçirmez, geçirgen olmayan
Dayanıklı, etkilenmez
Vurdumduymaz

484

Defoliant

Yaprak döktüren

485

Discernible

Fark edilebilir, görülebilir

486

Twofold

İki katı, iki misli

487

Unsubstantiated

Nedensiz, doğrulanmamış

488

Clutter

Karışıklık, darmadağınıklık
Tıka basa doldurmak, darmadağınık etmek

489

Scavenging

Sokak temizliği
Eksoz gazı çıkarma

490

Curb

Frenlemek, engellemk, konrtol altına almak

491

Fraught

Endişe verici, rahatsız edici

492

Assail

Hücum etmek, saldırmak, dil uzatmak
Kınamak

493

Miscarriage

Çocuk düşürme
Yanlış yere sevk etme
Yanlışlık, boşa çıkma, işin ters gitmesi, suya düşme

494

Lurking

Gizlice dinleme, sessizce dinleme

495

Lurk

Pusu kurmak, pusuya yatmak, gizlenmek

496

Vengeance

İntikam, öç alma

497

Groundbreaking

Çığır açan (olay vb)

498

Welter

Karışmak, bulaşmak
Debelenmek, kontrolsüzce hareket etmek

499

Hammering

Çakmak, çekiçle vurmak

500

Meddle

Burnunu sokmak, (birisinin işine) karışmak

501

Solemn declaration

Resmi beyan, resmi bildiri

502

Confound

Kafasını karıştırmak, birbirine katmak
Yüzünü kara çıkarmak, kahretmek

503

Inept

Beceriksiz, yeteneksiz
Uygunsuz, yakışıksız

504

Deride

Alay etmek, alaya almak
Kahkahalarla gülmek

505

Ebullient

Coşun, fıkır fıkır, içi içine sığmayan

506

Adamantly

İnatla, katı bir şekilde

507

Bolster

Desteklemek, cesaretlendirmek
Minder

508

Scramble

Mücadele vermek, çabalamak, sürünerek ilerlemek
Kapışmak, uğraşmak
(Yumurta) çırpmak

509

Saga

Destan, efsane

510

Stinging attack

İğneleyici saldırı

511

Flag down

El sallayarak birini/bir aracı durdurmak

512

Slur

Karalamak, leke sürmek, ağzında gevelemek
Hakaret, iftira, leke, yerme
Ağzında yuvalama, kargacık burgacık yazma

513

Subdue

Boyunduruk altına almak, hizaya getirmek
Yatıştırmak, kontrolü altına almak

514

Furtive

Sinsi, şüphe uyandıran, kaçamak

515

Noncompliant

Kural tanımaz, uyumsuz
Uygun olmayan

516

Pop up

Pat diye belirmek/ortaya çıkmak

517

Unraveling

Çözme (problemi, gizemi)
Çözüme ulaştırma

518

Bind

Zorunlu bırakmak, sarmak, fazla sıkmak
Bağlamak, ciltlemek
Taahhüt etmek, borç altına sokmak

519

Withhold

Alıkoymak, saklamak
Birine bir şeyi vermemek, kısıtlamak

520

Withhold one's consent

Onaylamayı reddetmek

521

Infuriate

Deli etmek, kızdırmak, zıvanadan çıkarmak, çıldırtmak

522

Entity

Varlık, mevcudiyet, özlük
İşletme, tüzel kişi, kuruluş

523

Grapple with difficulties

Zorluklarla mücadele etmek

524

Grapple

Kavgaya tutuşmak, boğuşmak
Yakalamak, kavramak

525

Simmer

Galeyan
İçten içe kaynamak, patlamak üzere olmak

526

Overt

Aleni, ortada olan, aşikar

527

Overt act

Aleni eylem, suça teşebbüs eylemleri

528

Shell company

Paravan şirket

529

Smear campaign

Karalama kampanyası

530

Festering sore

Kapanmayan yara

531

Predicament

Açmaz, kötü vaziyet, badire

532

Chastise

Azarlamak, ağır biçimde suçlamak, eleştirmek, yerden yere vurmak

533

Backdrop

Uygun ortam, zemin

534

Thrust

Hücum etmek, saldırmak
Zorla (bir duruma) sokmak, sıkıştırmak
Dürtmek

535

Jab

Batırmak, dürtmek, saplamak

536

Barb

Çengel takmak, çengel
İğneleyici söz

537

Diversify

Değişik alanlara yöneltmek
Çeşitlendirmek
Çeşitlilik

538

Resentment

Dargınlık, içerleme, alınma, gücenme

539

Bigotry

Bağnazlık, gericilik

540

Articulate

Dile getirmek, açık bir şekilde söylemek, tane tane söylemek

541

Premise

Öncül, önerme, temel dayanak
Önceden açıklamak

542

Worse off

Daha yoksul

543

Wane

Solmak, sönmek
Küçülmek, azalmak
Sonuna yaklaşmak

544

Ascribe a meaning to

Anlam yüklemek

545

Ascribe

İsnat etmek, yormak, atfetmek
Yakıştırmak, -e yormak

546

Curtail step

Birinci basamak

547

Curtail one's freedom

Özgürlüğünü kısıtlamak

548

Curtail

Kısaltmak, azaltmak
Kısa kesmek, kısıntı yapmak, kısmak

549

Conflate

Bir noktada bağlamak, bir araya getirmek

550

Mouthful

Söylemesi zor kelime
Ağız dolusu

551

Tumult

Arbede, kargaşa

552

Fallback procedure

Geri çekilme yöntemi
Son çare prosedürü

553

Stilted

Tantanalı
Yapmacık, doğallıktan yoksun, çok resmi

554

Gambit

Hesaplı hareket, ilk söz

555

Bluntly

Açıkça, dobra dobra

556

Buy off

Savuşturmak
Rüşvetle elde etmek

557

Frown at someone

Birine kaşlarını çatmak

558

Frown

Somurtmak, kaş çatmak
Surat asmak, sinir olmak

559

Audacious

Atılgan, cesur, gözü pek

560

Circumvent

Tekerine çomak sokmak
Alt etmek, kurtulmak

561

Rarefied

Seyreltilmiş
Oksijeni az

562

Salvage agreement

Kurtarma anlaşması

563

Salvage

(Yangından/enkazdan) kurtarmak
Enkaz, tahlisiye

564

Junk bond

Çürük tahvil

565

Retaliation

Kısas, misilleme, intikam

566

Pervasive

Her tarafa yayılan, nüfuz eden, her zaman hissedilen

567

Deflect

Saptırmak, döndürmek

568

Deflect someone from her purpose

Birini amacından çevirmek

569

Overlook an error

Hatayı görmezden gelmek

570

Malice

Kötülük, şer, kötü niyet, garez

571

Defamation

Hakaret, karalama
Lekeleme, iftira atma

572

Liable

Yükümlü, sorumlu, mükellef

573

Upbringing

Çocuk bakım ve eğitimi
Terbiye etmek, yetiştirmek

574

Extortion

Gasp, zorla alma
Haraç, haraca bağlama

575

Elaborate

Özenle hazırlanmış
Detaylandırmak, özen göstermek

576

Racketeering

Haraç kesme, şantaj, tehditle para alma

577

Plainclothes man

Sivil giyimli kişi

578

Conspire

Komplo kurmak, birlikte planlamak

579

Ensnare

Tuzağa düşürmek, kapana kıstırmak

580

Limp out of the cup

Kupadan elenmek

581

Limp

Topallamak, aksamak
Esnek, bükülgen, hamur gibi

582

Detrimental

Zararlı, zarar verici

583

Breach of an obligation

Bir yükümlülüğün ihlali

584

Breach

Uymama, çiğneme, ihlal
Güvenliği kırmak, gedik açmak, yarmak

585

Impetus

Enerji, itici güç

586

Repulse an attack

Saldırıyı püskürtmek

587

Repulse

İğrendirmek, itici gelmek
Geri çevirmek, püskürtmek
Haksız olduğunu kanıtlamak (suçlama vb'nin)

588

Discontent

Yetinmemek
Tedirginlik, hoşnutsuzluk

589

Grim reality

Acı gerçek

590

Around the clock

Gün boyunca, gece gündüz

591

Overpay

Fazla ödemek
Fazla ödenek

592

Blackout dates

İndirim uygulanmayan tarihler

593

Hassle-free

Problemsiz, sorunsuz

594

Compulsory

Zorunlu, mecburi

595

Conceivable

Akla yatkın, muhtemelen, makul

596

Hamper

Engellemek, köstek olmak, zorluk çıkarmak

597

Delinquent

Zamanında yapılmayan ödeme, ihmalcilik
İhmalkar kimse, kabahatli
Borçlarını ödememiş

598

Arrears

Ödemesi gecikmis borçlar
Yapılmayı bekleyen gecikmiş iş

599

Tenant

Kiralamak, kirada oturmak
Kiracı, sakin

600

Hospice

Darülaceze, düşkünlerevi

601

Endowed

Verilen, bahşedilen

602

Peril

Tehlikeye atmak
Tehlike, risk, vahamet

603

Stunned

Sersemlemiş, afallamış

604

Aversion therapy

Kaçınma terapisi

605

Aversion

İsteksizlik, tiksinme

606

Pillar

Sutün, direk
Önemli destekçi/yandaş
Sütunlarla desteklemek

607

Revel

Alem/cümbüş yapmak, eğlenmek
Zevk almak, mest olmak
Eğlence, alem

608

Feckless

Elinden iş gelmeyen, sorumsuz
Beceriksiz

609

Renounce one's inheritance rights

Mirası reddetmek

610

Renounce a right

Haktan vazgeçmek/ferahat etmek

611

Sprawl

Yayılmak, genişlemek
Sere serpe uzanmak, yayılıp yatmak

612

Inherited attribute

Kalıtsal özellik

613

Complicit

Suç ortağı, suça dahil olma

614

Allude

İma etme, taş atmak, dokundurmak

615

Cast a ballot

Oy kullanmak

616

Laud

Yere göğe sığdıramamak, methetmek
Övgü, methiye

617

Fiercely

Şiddetle
Cayır cayır

618

Refrain from a vote

Çekimser oy kullanmak

619

Refrain

Sakınmak, geri durmak
Kendini tutmak, frenlemek

620

Imperative notification

Haber verme zorunluluğu

621

Imperative

Mecburi, zorunlu(luk), şart

622

Delicate matter

Nazik/hassas konu

623

Impeach

İtham etmek, suçlamak
Süphelenmek
Aleyhine tahkikat açmak

624

Gridlock

Engellemek, tıkamak
Kördüğüm

625

Lash out

Saldırmak
(Ani ve sert) tepki göstermek

626

Exhort

Öğüt vermek, tembih etmek
Yüreklendirmek, cesaret vermek

627

Defuse

Etkisiz hale getirmek
Yatıştırmak, tansyonu düşürmek

628

Defuse tension

Gerginliği azaltmak, tansyonu düşürmek

629

Searing pain

Keskin acı

630

Innuendo

İma, üstü kapalı söz, dokundurma

631

Implicitly

Dolaylı olarak, üstü kapalı olarak
Tamamıyla, kesin olarak

632

Teeter on the edge of

Kötü bir sonuca yakın olmak
-e ramak kalmak

633

Teeter

Bocalamak, sendelemek

634

Pivotal

Eksenel, merkezi
Asıl, en önemli

635

Gleeful

Neşe dolu

636

Astound

Aşırı derecede şaşırtmak, hayretler içinde bırakmak, afallatmak

637

Tumultuous

Patırtılı, çalkantılı

638

Rule out

Gözardı etmek, ortadan kaldırmak
İmkan vermemek, hariç bırakmak

639

Wobbly

İstikrarsız, sendeleyen, oynak, kararsız

640

Toss up

Yazı tura atmak

641

Vacillation

Kararsızlık, bocalama, tereddüt

642

Credence

Güven, itimat, doğru kabul etme

643

Litigate

Dava açmak, mahkemeye başvurmak

644

Punitive

Cezalandırıcı, ceza gerektiren, cezai

645

Wire fraud

Elektronik dolandırıcılık, para transferi sahtekarlığı

646

Surrogate parent

Vekil aile

647

Testimony

Tanıklık, şahitlik, ifade verme

648

Goody bag

Hediye çantası

649

Enforce a law

Yasa uygulamak

650

Testify

Tanıklık etmek
Kanıtlamak, ispatlamak

651

Testify for someone

Biri için şahitlik yapmak

652

Corroborate

Kanıtlarla desteklemek, güçlendirmek
Pekiştirmek (bir düşünce vb'yi)
Onaylamak, doğrulamak

653

Vow a secrecy

Gizlilik yemini

654

Quiver

Kıpırdamak, titremek titreşmek

655

Malfeasance

Kötüye kullanma, suistimal

656

Set off the cost

Maliyeti gidermek/kurtarmak/karşılamak

657

Dupe

Açmaza getirmek, aldatmak, üçkağıda getirmek, dolandırmak

658

Grief

Keder, tasa, kahır

659

Prey on

Avlamak
İçine dert olmak, içini kemirmek (kaygı, üzüntü)

660

Endorsement deal

Sponsorluk anlaşması

661

Fiery

Çabuk öfkelenen, hararetli
Ateşli, şevkli

662

Relentlessly

Bıkıp usanmadan, durmak bilmeden

663

Debr of gratitude

Minnet/teşekkür borcu

664

Undermine

Kuyusunu kazmak, zarar vermek (yavaş yavaş, sinsice vb)

665

Undermine somebody's position

Ayağının altına karpuz kabuğu koymak

666

Semblance

Suret, dış görünüş, benzerlik

667

Suppress

Bastırmak, ortadan kaldırmak, zaptetmek, ezmek

668

On track

Yolunda, rayında

669

State of the art

Gelişme seviyesi (sanat veya teknoloji için)
Teknoloji harikası

670

Concede defeat

Abandone etmek

671

Concede

Kabullenmek, ödün vermek

672

Swing state

Çekişmeli seçim bölgesi

673

Disguise

Görünüşünü değiştirmek, kılığına bürünmek, gizlenmek

674

Offbeat

Tuhaf, sıradışı, garip

675

Subsidiary

Tamamlayıcı
Alt/bağlı kuruluş

676

Underpinnings

Destekleyici unsurlar

677

Slump

Gevşemek, fiyat vb düşmek